ABD Merkez Bankası‘nın (Fed), 27-28 Ekim’de planlanan toplantısında faiz oranlarını sabit tutacağına dair beklentiler güçlenirken, eylülde hız kazanan enflasyon, faiz artırma olasılığını gündemde tutuyor.
Fed’in eylül ayında 2023 yılı itibarıyla ilk kez politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4 seviyesine çıkarmasının ardından, bankanın bu hafta vereceği karar piyasaların merkezinde yer alıyor.
Ülkede yayımlanan son veriler, büyük ölçüde enerji maliyetlerindeki artışın etkisiyle enflasyonun yükseldiğini gösteriyor.
ABD Çalışma Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, eylülde TÜFE aylık olarak yüzde 0,6 ile beklentilere uygun, yıllık olarak ise yüzde 3,7 ile tahminlerin üzerinde bir artış kaydetti. Böylece aylık enflasyon son beş ayın, yıllık enflasyon ise son dört ayın zirvesine ulaştı.
Enflasyondaki artışta enerji fiyatları belirleyici olurken, değişken enerji ve gıda fiyatlarını hariç tutan çekirdek TÜFE de eylülde aylık yüzde 0,3 ve yıllık yüzde 2,6 ile beklenenden fazla yükseldi. Çekirdek enflasyondaki bu durum, fiyat baskılarının yalnızca enerji maliyetlerindeki artışla sınırlı kalmadığına dair yorumları beraberinde getirdi.
Ayrıca ABD’de Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) de eylülde aylık yüzde 1,3 ve yıllık yüzde 6,3 oranında beklenenden daha fazla arttı. Ülkede üretici enflasyonu, aylık bazda Mart 2022’den itibaren ve yıllık bazda Aralık 2022’den bu yana en yüksek düzeye ulaştı.
Warsh yönlendirme yapmaktan kaçındı
Fed Başkanı Kevin Warsh, son olarak Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın Tayland’ın başkenti Bangkok’ta düzenlediği yıllık toplantılarda konuştu.
Bankanın fiyat istikrarını sağlama konusundaki kararlılığını vurgulayan Warsh, para politikasına dair herhangi bir yönlendirme yapmaktan kaçındı.
Warsh, “Toplantılar hakkında önceden bir değerlendirme yapmıyorum. Bu yıl içinde gerçekleştireceğimiz toplantılarda ne yapacağım konusunda şimdiden bir şey söylemek istemiyorum” şeklinde konuştu.
Fed Başkan Yardımcıları Philip Jefferson ve Michelle Bowman ile Yönetim Kurulu Üyesi Chris Waller’ın da bir sonraki politika adımına karar verme konusunda aceleci olmayacaklarına dair açıklamaları dikkat çekti.
Piyasalar Fed’in bu hafta beklemede kalmasını öngörüyor
TÜFE verilerinin ardından Fed’in ekim toplantısında politika faizini sabit tutma olasılığı biraz zayıflamış olsa da Fed yetkililerinin temkinli mesajları ve bu haftaki sakin veri takvimi olasılık dengesini yeniden değiştirdi.
Warsh’ın Bangkok’taki “şahin” mesaj vermemesi piyasalarda “ekimde aceleci bir faiz artırımı yapılmayacağı ve Fed’in daha fazla veri bekleyeceği” şeklinde yorumlandı. Bu durum Fed’in bu hafta beklemede kalacağına yönelik tahminleri güçlendirirken aralık ayındaki toplantısında faiz artırma olasılığı da arttı.
CME Group verilerine göre 25 Ekim itibarıyla piyasalar, Fed’in ekim toplantısında politika faizini yüzde 3,75-4 aralığında sabit tutma ihtimalini yüzde 90 olarak değerlendirirken faiz artışı olasılığını ise yüzde 10 olarak fiyatlıyor.
“Aralık ayında faiz artırımı muhtemel görünüyor”
American Enterprise Institute Kıdemli Uzmanı Steven Kamin yaptığı açıklamada “Fed’in gelecek verilerin nasıl şekilleneceğini görmek için beklerken şu an için faiz oranlarını mevcut seviyelerde tutacağını öngörüyorum” dedi.
Ayrıca yaklaşan Kongre ara seçimlerinin Fed açısından herhangi bir ikilem yaratmadığını belirten Kamin “Bununla birlikte işsizlik oranlarının düşük seyretmesi ve son enflasyon verilerinin oldukça yüksek olması nedeniyle aralık ayında bir faiz artırımı muhtemel gözüküyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Ekim ayı için 25 baz puanlık faiz artışı öngörüyoruz”
S&P Global ABD Başekonomisti Satyam Panday ise ekim ayı için 25 baz puanlık bir faiz artışı beklediklerini ifade etti.
Panday “Özellikle iş gücü piyasasının istikrar kazandığına dair güçlü işaretlerin görüldüğü bir dönemde enflasyon şu anda Fed için öncelikli konu olmaya devam ediyor” diye ekledi.
Fed’in bu ay faiz oranlarını sabit tutma ihtimalinin önemli olduğunu kabul ettiklerini belirten Panday “Yine de Fed’in mevcut faiz artırımı döngüsü çerçevesinde toplamda 50 baz puan daha artırmasını bekliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Panday ayrıca çekirdek enflasyonun seyrinin Fed’in kısa vadeli adımlarını belirleyeceğini ifade ederek tüm öncü göstergelerin çekirdek enflasyonun önümüzdeki birkaç ay içinde Fed’in faizleri sabit tutmasını sağlayacak ölçüde gerilemeyeceğine işaret ettiğini kaydetti.
Fed’in bu haftaki para politikası toplantısının 3 Kasım’daki Kongre ara seçimlerinden günler önce gerçekleşmesine de değinen Panday şunları söyledi:
“Fed’i bağımsız bir merkez bankası olarak değerlendiriyoruz. Geçmişte seçimlerden önceki dönemlerde de faiz artırdıkları görülmüştür; bugün de bağımsızlıklarından şüphe etmek için hiçbir neden yok. Ekonomik verilere ve bu verilerin hedef olan yüzde 2’lik enflasyon ile maksimum istihdamdan oluşan ikili görevlerine nasıl yanıt verdiğine odaklanmaya devam edecekler.”
“Faiz kararının oybirliğiyle alınması pek olası değil”
ING Uluslararası Başekonomisti James Knightley ile Amerika Bölgesel Araştırma Başkanı Padhraic Garvey ve Küresel Piyasalar Başkanı Chris Turner tarafından yapılan analizde son dönemdeki istihdam verilerinin beklentileri karşılamadığı vurgulandı.
Konut piyasası gibi faize duyarlı sektörlerin giderek daha fazla zorlandığına dikkat çekilen analizde ABD ekonomisinin güçlü şekilde büyümeye devam ettiği ancak enflasyonun hedefin üzerinde seyrettiği belirtildi.
Ayrıca analizde Fed yetkililerinin enflasyonu kontrol altına almak amacıyla para politikasında daha sıkılaşmaya gitmeleri gerektiği görüşlerine dikkat çekildi. Federasyon’un eylül ayında yayımladığı ekonomik projeksiyonlarda dört yetkilinin yılsonuna kadar toplamda 50 baz puanlık bir artış öngördüğü hatırlatıldı. Bu bağlamda alınacak kararın oybirliğiyle çıkmasının pek olası görünmediği ifade edildi. Temmuz ayında komitenin diğer üyeleri faizi sabit tutmak isterken Beth Hammack, Neel Kashkari ve Lorie Logan’ın ise artırım yönünde oy kullandıkları belirtildi. Bu üç ismin yine benzer şekilde muhalif duruş sergileyebileceği ifade edildi.
Aynı zamanda analize göre yüksek enflasyon rakamlarına rağmen piyasaların bu hafta Fed’in faizi sabit bırakmasını beklediği belirtilerek yüksek fiyat baskıları nedeniyle aralık ayında bir artış öngörüldüğü kaydedildi.