Trump’ın Türkiye yorumu şimdiden dengeleri değiştirdi: Netanyahu soğuk terler döküyor

Haber gorseli

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump’ın yeniden göreve gelmesinden bu yana Washington’a 7. ziyaretini gerçekleştiriyor.

Gelgelelim bu ziyaret hepsinden farklı olacak. En son 5 ay önce, ABD’nin İran savaşını askeri güçle kazanabileceği algısı en yüksek seviyedeyken yapılan görüşmeler son derece pozitifti.

Ancak bu görüşmeler, öfkeli ve Netanyahu’ya hakaretler dizmekten çekinmeyen bir Trump ile yapılacak. Yeniden seçime giden İsrail’de, Netanyahu’nun koltuğu sallanmaya başladı bile.

ABD Senatörü Lindsey Graham’ın cenaze törenine katılım vesilesiyle gerçekleşen buluşma, Netanyahu’nun siyasi kariyeri ve yargılandığı yolsuzluk davasında hüküm giyme ihtimalini belirleyecek yegane görüşme olacak.

Netanyahu’nun kendisi de bu görüşmenin zorluğunun farkında. İsrail Başbakanı “(Trump ziyareti) onun Cumhurbaşkanı seçilmesinden bu yana onunla yaptığım sekizinci görüşme… Bu büyük bir ayrıcalık, ancak aynı zamanda büyük bir sorumluluk da” diye konuştu.

‘BİZ OLMADAN AYAKTA KALAMAZLAR’

Netanyahu’nun çantası, İran’a karşı yapılacak operasyonların ince detayları ve Türkiye’ye verilemesi planlanan F-35’lere karşı itirazlarla dolu.

Ancak savaş yorgunu Trump ne savaş planı, ne de itiraz duymak istiyor. F-35’ler konusunda sert çıkan Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan için “benim bir dostum. Kimse bana ABD-Türkiye ilişkilerinde neyi satıp neyi satmamamız gerektiğini bana kimsenin söyleyemez” dedi.

Savaşta cephaneliklerini kurutan ABD’ye, İran nükleer tesislerinin bulunduğu Kazma Dağı hakkında özel istihbaratla gelen Netanyahu savaşı uzatmak için adımlar atacak. Ancak ABD, savaşı ekonomik alana taşımak için planlar hazırlıyor.

Konuyla ilgili bilgi sahibi bir kişi, Netanyahu’nun Washington’a “dinleme modunda” gideceğini, ancak ABD’nin İran’a karşı operasyonlarını son aylarda çatışmanın odak noktası haline gelen kritik su yolu Hürmüz Boğazı’nın ötesine genişletmesini istediğini söyledi.

ABD Başkanı ise, net konuştu:

“Açıkçası, biz olmadan ayakta kalamayacak pek çok ülkeye karşı çok nazik davranıyoruz. Peki, biz olmadan ayakta kalamayacak olan kim biliyor musunuz? İsrail. Bibi geliyor, size kendisi anlatacak.”

ABD-İSRAİL HATTI GERİLDİ

Şubat ayındaki görüşmelerinde İran’a yönelik askeri harekat planlayan iki lider arasındaki yakın iş birliği, savaşın hedeflenen sonuçlara ulaşamadan çıkmaza girmesiyle yerini görüş ayrılıklarına bıraktı.

Netanyahu askeri baskının devam etmesini savunurken, Trump’ın kapalı kapılar arkasında sürecin uzamasına tepki gösterdiği ve çatışmaların sonlanmasını istediği biliniyor.

Nisan ayındaki ateşkesin ardından Netanyahu hükümetine yakın çevrelerin ABD tarafına yönelik eleştirileri ve İsrail liderinin Lübnan’daki operasyonları sürdürmesi, Washington ile Tel Aviv arasındaki tansiyonu yükseltti.

İsrailli lider, Nisan ayında ani bir şekilde ilan edilen ateşkes konusunda Trump ile kamuoyu önünde çatışmaktan kaçındı; ancak siyasi müttefikleri İran ile yapılan anlaşmayı sert bir dille eleştirdi.

Netanyahu yanlısı medya kuruluşları, anlaşmanın mimarları olan Başkan Yardımcısı JD Vance, Jared Kushner ve Steve Witkoff’u açıkça hedef aldı.

Geçtiğimiz günlerde ise İsrail Emniyet Bakan Itamar Ben-Gvir, “Trump’ın İran konusunda son derece saf” olduğunu söyledi. Trump ekibinden bu yoruma bir tepki gelmedi.

Buna karşılık Vance, Netanyahu’nun kabine üyelerini İran müzakerelerini sabote etmeye ve Amerikan kamuoyunu anlaşmaya karşı kışkırtmaya çalışmakla suçlayarak, İsrail’in “geriye kalan tek güçlü müttefikini” kendinden uzaklaştırdığı uyarısında bulundu.

yok

Author: Ayşe Koç